Booking.com

Her seyahatin hikayesi vardır, sadece bazıları henüz daha anlatılmamıştır, çünkü henüz daha yaşanmamıştır derler…

1 yılı aşkın bir süredir askıya astık seyahatlerimizi, haliyle de yazacağımız hikayeleri. “Önce sağlık” dedik, hem kendimizin sağlığı, hem sevdiklerimizin hem de tanımasak bile güçlü, görünmez bağlarla sorumlu olduklarımızın. Çokça sıkıldık, çokça hayal kurduk, izleyemediklerimiz, okuyamadıklarımız listemizin artık sonlarına geldik, sarılmanın, ağız dolu gülmenin, açık havada kahvemizi yudumlayarak sohbet etmenin değerini daha da anladık. Sürdürebilirlik, doğayla dost, geri dönüşüm gibi bir çok terim artık sadece söylemlerimiz de değil, eylemlerimizde de seçici olmamıza neden oldu.

Aslında sanırım günümüzün kelimelerinden “farkındalık” artık bir harf birikimden öte, hayatımızda bir çok konuda alacağımız kararlardan önceliğimizi belirlemeye başladı.

Bu yüzden de yazacak hikayelerimize yani seyahatlere olan özlemimizi daha fark ediyoruz. Küçük ve tehlikesiz, izole tatillerle biraz dindirmeye çalışsak da, bir çoğumuza yetmiyor bizce. Önce yaşamak doya doya ve anda kalarak, sonrasında dost meclislerimizde, sohbetlerimizde paylaşmak istiyoruz hikayelerimizi. Bazen kendimizle kalmak iyi gelse de, kendimizi dinlemenin huzur veren bir an olduğunu öğrenmiş olsak da, seyahat sever insanlar yaşadıkça çoğalır, bunu da unutmuyoruz.

Uzun bir kışın ardından, havaların yaza doğru ılık ılık süzülmesi, salgının biraz daha hız kesmesi, haliyle bizlerin seyahatlerimiz konusunda yeniden hayaller kurabilmesi için umut veriyor. Bir de bayram tatili bu kadar yaklaşırken ve normal süresinden daha da uzun olma ihtimali mevcutken.

Farkındayız ki, daha izole, daha az mobil olabileceğimiz seçeneklerimiz olacak ama yine de denize karşı otururken başka kıyılara da ne zaman seyahat edebileceğimizi düşlemek hepimize iyi gelmeyecek mi dersiniz?

Hepimizin aslında sevdiği “hadi gel arabaya atlayalım ve gidelim işte bir sonraki durağa” dediğimiz “Roadtrip” tatil planlarımızı şimdilik biraz daha bekleteceğiz. Ama bizlerin adına her detayı düşünüp, zamanı ana dönüştüren Ege ve Akdeniz kıyılarındaki eşsiz otellerimiz, seyahat özlemimize pansuman olacak bu bayram tatilinde.

Dilerseniz denize hemen kıyısı olan bir villada tatilinizi geçirebilir, dilerseniz sadece siz ve sevdiklerinizin olduğu bir yelkenli tekneyle diğer kıyıları da keşfedebilirsiniz. Ya da Kazdağları’nda yeşilliklerin üstünden maviliğe ulaşan bir manzarada gün batımının lezzetini tadabilir ya da odanızın kendi havuzunda çocuklarınızda su savaşı yapabilir hatta akşam yemeğinizi otellerin trend restoranlarından sipariş vererek odanızın kendi bahçesinde alabilirsiniz.

Hayat yavaşlamış olsa ve bazı şeyler hala beklemek zorunda olsa da, anı biriktirmek bizce hiç bitmemeli, anlatacak hikayeler hep yazılmalı. Sağlığımız için tüm gerekli ve öncelikli tedbirleri alarak…

Zamanın içinde kaybolmayan bir bayram seyahati için….

Sestri & Dinle

Merhabamız rengini Ege’den alır…

Kırmızımız rengini Mevlana ve Yunus’un Aşk’ından getirir…

Boyandık yola düştüğümüzde Ege’den maviye; karadaki denizden de kırmızıya.

Şimdi Sestri ve Dinle birlikte boyayacak tüm dünyayı ve Anadoluyu yeniden ve en yenisinden maviye kırmızıya….

SESTRİ & DİNLE HAKKINDA